Bayer ve futbol!

17 12 2006

 

İtiraf etmek zorundayım ki iki gün Türkiye’den kaçıp Köln’de Bayer 04 Leverkusen’in Beşiktaş ile yapacağı Avrupa Kupası maçını izlemeye gittim.
Ülkemizde futbol o kadar fanatik ve ilkel kişilerin oyuncağı haline geldi ki, futboldan fanatik terörü ve kalitesiz yöneticiler nedeni ile keyif ve zevk alabilmek çok zor. Tabii kimsenin futbol terörü konusunda monopolü yok, ülkemizdeki her statta, fanatiklik gerçekleşir. Bu nedenle bu kaostan biraz uzaklaşmak için Bayer firmasının davetini kabul ettik ve Bayer Leverkusen ile Beşiktaş arasındaki maça gittik! Gidiş nedenlerimizden biri de Bayer firmasını tanımaktı. Çünkü Bayer, Almanya’da spora sistematik şekilde en çok yatırım yapan ve fon aktaran ve destek veren şirketti ve biz sponsorluğun nasıl çalıştığını incelemek istiyorduk. Yazının devamını oku »





Yıldırım’a 1 yıl veren PFDK’nın hakeme küfreden Sedat’a gücü yetmedi!

17 12 2006

15. haftadaki A.Gücü-Antalya maçı… Oyundan atılan Sedat 4. hakem Fatih Gökçe’ye ‘Bu hakemin anasını s..m, bunu ona söylemezsen senin de ananı s..” diyor. Gökçe bunu rapor ediyor ama Sedat’a ceza çıkmıyor. Aynı PFDK, ‘pislik’ lafından Yıldırım’a 1 yıl veriyor… Yani A.Gücü lobisi yine devrede!

PFDK’dan, Disiplin Talimatı’nın 24. madde uygulamasında çifte standart. Kurul, “Federasyon da pisliğin içinde” dediği için F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım’a 1 yıl hak mahrumiyeti cezası verirken, hakemlere ana avrat söven ve bu küfürleri hakem tarafından rapor edilen A.Gücü futbolcusu Sedat Bayrak’a hiç bir ceza vermedi. 15. haftadaki A.Gücü-Antalya maçının 89. dakikasında çift sarı karttan, kırmızı kartla oyun dışı kalan Sedat Bayrak, saha dışına çıkarken Yazının devamını oku »





Venüs Gözüyle “Saadet Özcan”

15 12 2006

Totem, ceza, pijama ve renkler

Sarı-Lacivertli renklere gönül vermiş milyonlarca Fenerbahçeli hop oturup hop kalktıkları maçtan, gülen yüzler ve tur sevinciyle ayrıldılar.
Bir gün sonra gelen Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım için açıklanan hak mahrumiyeti cezası tatlarını kaçırdı belki ama Sarı Kanarya, UEFA Kupası’nda rakibi Eintracht Frankfurt karşısında aldığı 2-2 beraberlikle UEFA Kupası’nda bir üst tura çıktı.
Buraya kadar güzel diyorsunuz değil mi?
Güzel elbette…
Daha da ilginç bir şey var ki, o da taraftarların maç öncesi totem için bir araya gelişleri…
Herkes Fenerbahçe’nin mabedi olarak Şükrü Saracoğlu Stadı’nı bilir… Yazının devamını oku »





Futbolun Filozofu: Cruyff – 2

13 12 2006

1992 yılında kazanılmayan tek bir kupa bırakmaz Barca. O ise bunların hangisi 1992’nin en önemli olayıydı sorusuna “Hiçbiri. Kızım evlenmesiydi.” şeklinde cevap verir.

İDEALİST BİR TEKNİK DİREKTÖR
Geldik Cruyff’un teknik direktörlük yıllarına. Futbolculuğunun son yılında Ajax başkanına kızmış ve Feyenoord’a giderek kulübe 10 yıl sonra ilk şampiyonluğunu ve Hollanda Kupası’nı kazandırmıştı. Sadece attığı gollerle değil takımı yönetme şekli ve asistleriyle. Ertesi yıl 3. kere Ajax’a geldi Cruyff.
 Aslında 1981’de Ajax’a teknik danışman olmuştu ve daha ilk maçında tarihe geçen bir olay yaşamıştı. Ajax, Twente karşısında 3-1 yenik durumdaydı. Cruyff bir anda tribünden indi ve Ajax altyapısının başında efsane olmuş teknik direktör Beenhakker’a aldırmayarak oyunculara talimatlar vermeye başlamıştı. Karşılaşma bittiğinde Ajax 5-3 öndeydi. Yazının devamını oku »





Güneş: “Modam gelince döneceğim”

13 12 2006

 

Milli Takımın eski patronu, Trabzonspor’un eski teknik direktörü Şenol Güneş, Güney Kore’nin FC Seul takımıyla 3 yıllığına anlaştı, gidiyor… Giderayak Renaissance Otel’de yaptığı basın toplantısı sonrasında sorularımızı yanıtlayan Şenol Güneş, kabul etmese de sitemle dem vuruyor… “Ülkede çoğu şeyin modası var. Ben de modam gelince, döneceğim…” Yazının devamını oku »





Alex’ten itiraf!

11 12 2006

 

Fenerli yıldız verimli olamayan Deivid için, “Volkan Ballı ‘Bana takımda kimi istersin’ diye sordu. Ben de onun adını verdim. Fakat benim Brezilya’da tanıdığım Deivid bu değil. Uyum sağlayamadı” dedi.

F.Bahçe’nin yıldızı Alex, ligin ilk yarısında verimli olamayan vatandaşı Deivid için ilginç açıklamalar yaptı. Üçüncü Devre programına konuşan Brezilyalı futbolcunun göze batan bazı sözleri şöyle: Yazının devamını oku »





Futbolun Filozofu: Cruyff – 1

11 12 2006

Dünya futboluna birçok büyük yıldız geldi. Pele, Maradona, Platini, Best, Backenbauer, Di Stefano. Bunların hepsi oyun zekalarını ispatlamış oyunculardı. Ancak bunlardan sadece biri, Johann Cruyff, hem futbolcu olarak hem de teknik direktör olarak bir dahi ve bir öncü olduğunu ispatladı.

İDEALİST BİR YAŞAMFutbol yorumcuları genelde eleştirilerini belli kriterler üzerinden yapar. Örneğin bir teknik direktörü değerlendirirken taksiksel yanı üstün, oyunu okuyuşu zayıf veya kondisyon veremiyor gibi yorumlar yapılır. Oysa ben ısrarla bunların bir bütün olduğu ve olayın özünde insanları anlamanın ve farklı açılımların yattığını anlatmaya çalışıyorum.Aslında itiraf etmek gerekirse küçük yaşlarımdan beri yaşama bakış açısından ve bunu futbola yansıtmasından etkilendiğim biri var. Etkilenmenin yanında benimle hep benzer düşüncelere sahip olduğunu düşündüğüm, benim gibi güzel futbolun her şeyden önce geldiğini savunan bu filozofun adı Johann Cruyff.  

Dünya futboluna birçok büyük yıldız geldi. Pele, Maradona, Platini, Best, Backenbauer, Di Stefano. Bunların hepsi oyun zekalarını ispatlamış oyunculardı. Ancak bunlardan sadece biri, Johann Cruyff, hem futbolcu olarak hem de teknik direktör olarak bir dahi ve bir öncü olduğunu ispatladı. Cruyff, FIFA tarafından yüzyılın en iyi Avrupalı futbolcusu seçildi. Ancak birçoklarına göre o dünyanın en iyisiydi. Futbolun teknik yönünü daha 1970lere gelindiğinde halletmiş, taktik yönüne odaklanmıştı.   Yazının devamını oku »





Puşkaş Aramızdan Ayrıldı..

11 12 2006

Efsanevi Macar futbolcu Ferenc Puşkaş, ölümünden yaklaşık 3 hafta sonra son yolculuğuna uğurlandı.

Geçtiğimiz ay 79 yaşında hayatını kaybeden efsanevi Macar futbolcu Ferenc Puşkaş için Budapeşte’de cenaze töreni düzenlendi. 
Macaristan’da ulusal yas ilan edilirken, cenazeye Devlet Başkanı Solyom, Başbakan Gyurcsany’nin yanı sıra futbol dünyasından pek çok ünlü isim katıldı. 
Puşkaş, Budapeşte’de kendi adını taşıyan stadyumda yapılan devlet töreniyle binlerce futbolsever tarafından son yolculuğuna uğurlandı.  Yazının devamını oku »





Koç’tan Uluç’a yanıt: ALİ FENERBAHÇE İÇİN KAZANÇTIR

10 12 2006

Hıncal Uluç, dünkü yazısında “En az Ali kadar Fenerli olduğu halde, Galatasaray lisansı ve forması ile yarışacak kadar sportmen Holding Başkanı ve Ağabey Mustafa Koç, ne düşünüyor mesela?” diye sormuştu. Mustafa Koç, bu konudaki düşencesini zaten açıklamıştı.

null

Mustafa Koç’un CNBC-e Business dergisinin Aralık sayısına verdiği röportajdan…

Sizin iyi bir Fenerbahçe taraftarı olduğunuzu biliyoruz. Ama aileyi Fenerbahçe Yönetim Kurulu’nda temsil eden isim kardeşiniz Ali Bey… O daha mı çok istekliydi, yoksa daha önce mi davrandı?

Ali bunu kendi tercih etti. Bana da zamanında çok yoğun teklifler geldi, ama hiçbir zaman sıcak bakmadım. Bununla beraber takımımı sonuna kadar her anlamda desteklerim. Üstelik bu sadece bir hobi değil benim için. Takım tutmak bir yaşam tarzıdır. Ama futbol yöneticiliğinin ne kadar zor olduğunu da herkes çok iyi bilir. Ali’nin tercihi bu yönde oldu. Ben de onun kararına saygı duydum. Üstelik kardeşimin, takımım için bir kazanç olduğunu düşünüyorum.





Dikkat Tetikçi Var ! “Antu.com”

9 12 2006

null
Ankaragücü`nün cezası nedeniyle İzmir Atatürk Stadı`nda oynadığımız ve başkent temsilcisini 1-0 mağlup ettiğimiz karşılaşmaya damgasını vuran hakem Halis Özkahya, mücadele boyunca verdiği ve vermediği kararlarla adeta Fenerbahçemizi katletmeye çalıştı. İşte dakika dakika Halis Özkahya`nın tartışılan kararları!

23.dakikada Tito ile ikili mücadeleye giren oyuncumuz Lugano`nun nizami müdahelesine sarı kart gösteren Özkahya, benzer müdahelelerin daha sertini yapan Ankaragüçlü oyuncuları es geçti.
36.dakika Rakip cezaalanı içinde Ankaragüçlü bir oyuncunun tedavisi devam ederken, oyuncumuz Kezman, hakem Özkahya ile girdiği diyalog sonucu sarı kart gördü. Bu pozisyonda ekranlara yansıyan görüntülerde oyuncumuzun hakemi küçük düşürmeye yönelik veya hakemin kararına itirazı ifade eden mimikler yapmadığı gözlemlenirken sarı kartın neden gösterildiği anlaşılamadı.
50.dakika Tuncay`ın pasıyla cezaalanında buluşan Alex, meşin yuvarlağı rakip kaleciden kurtardı ancak kendisini kurtaramadı! Pozisyonda penaltı ve rakip kaleciye kırmızı kart göstermesi gereken Özkahya`nın kararı Alex`e kendisini aldatmaya yönelik hareketinden (!) dolayı sarı kart vermek oldu. Aşşağıdaki resimlerde kaleci Serkan`ın müdahalesi net bir şekilde görülürken, hakem Özkahya`nın pozisyonu görmesine rağmen penaltımızı vermeyerek rakip oyuncuyu atamamasını hakemlikle bağdaştıramıyor, art niyetli olduğunu düşünüyoruz!
Yazının devamını oku »