Anket: İşte halkın Kurtlar Vadisi hakkında görüşü

19 02 2007

Kurtlar Vadisi Terör’ dizisinin yayından kaldırılmasının ardından Başkent Araştırma Grubu tarafından İstanbul, Bursa, Sakarya, Kocaeli, Ankara, Kayseri, Konya, Eskişehir, İzmir, Adana, Antalya, Mersin, Samsun, Erzurum, Diyarbakır ve Gaziantep’in içinde yer aldığı 16 metropolde araştırma yapıldı.

6-17 Şubat 2007 tarihlerinde, araştırma uzmanları Mehmet Safa ve Kemal Özkiraz’ın koordinatörlüğünde stratejist Mehmet Murat Pösteki’nin proje danışmanlığında gerçekleştirilen araştırmaya bin 412 kişi katıldı. Telefonla ulaşılan ve cinsiyet, yaş ve eğitim kotası uygulanan katılımcıların büyük kısmı dizinin sansürlenmesine karşı çıktı.

Araştırmaya katılanlardan yüzde 53.1′i ‘Kurtlar Vadisi Terör’ isimli dizinin ilk bölümünü izlediğini, yüzde 46.9′u izlemediğini söyledi. Dizinin yayından kaldırılmasını doğru bulmayanların oranı yüzde 81.5 iken, yüzde 10.9′u doğru buldu, 7.6’sı ise fikir belirtmedi. Diziyi izleyen katılımcıların yüzde 97.4′ü, ‘Dizinin ilk bölümünde Kürt kökenli vatandaşlarımızı aşağılayıcı veya onların terör örgütü ile özdeşleştirilmesine rastladınız mı’ sorusuna ‘Hayır’ cevabını verdi. Yazının devamını oku »





‘Bir defa kullandım, özür dilerim’

19 02 2007

NO Mariuna NO Kokain !Sevgililer Günü adlı operasyonda gözaltına alınan Seda Akman ve Durul Bazan’ın da aralarında bulunduğu 9 kişi de, çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakıldı. “Baş torbacı” olarak nitelendirilen Ö.O.’nun da aralarında bulunduğu, uyuşturucu satıcısı oldukları iddia edilen 4 kişi ise tutuklandı. Seda Akman’ın ifadesinde, “Bir defa yanıldım, kullandım. Özür dilerim. Satıcı değilim, içiciyim” dediği öğrenildi.Edinilen bilgiye göre, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, organize bir şekilde uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak amacıyla suç örgütü kuran ve örgüt faaliyeti kapsamında uyuşturucu madde kaçakçılığı yapan şahısları tespit edilerek takibe aldı. 2 ay süre içerisinde yapılan istihbari çalışmalar sonucunda, suç örgütü kurarak gençleri uyuşturucu maddeye alıştıran ve bu yolla büyük kazançlar elde eden Ö.O. liderliğindeki suç örgütünün faaliyetleri inceleme altına alındı. Hedef kitlesi özellikle zengin müşteriler Yazının devamını oku »





ABD’yi koruma uğruna yalan söylemek caiz mi?

19 02 2007

Kurtlar Vadisi-Terör dizisinden en çok rahatsız olan kuşkusuz ABD. RTÜK Başkanı Akman’ın diziyi yayınlayan Show TV’yi kapatmakla tehdit ettiği ortaya çıktıktan sonra şimdi şunu sormak gerek: Bir zamanların “tekke” hassasiyetli Zahid Akman’ı, ABD aleyhtarı diziyi yasaklarken yalan söylemeyi caiz mi görüyor?

ZAHİT AKMANKurtlar Vadisi-Terör dizisinin şiddet içerdiği için yayından kaldırılması gerektiğine dair lobilerce yürütülen kampanya sonuca ulaştı. Diziyi yayınlayacak olan Show TV kapılarını Kurtlar Vadisi-Terör dizisine kapattı. Gelişme sonrasında yapılan ilk yorumlarda, televizyon kanalının RTÜK’e yapılan yoğun şikayet üzerine diziyi kaldırdığı söylenirken, dizinin yapımcısı Pana, RTÜK’ten baskı ve tehdit geldiğini, kanal eğer diziyi yayınlarsa önce kapatma, sonra da yayın hakkının elinden alınması cezasıyla tehdit edildiklerini açıkladı.
RTÜK Başkanı Zahid Akman ise dizinin yayından kaldırılmasına yönelik Show TV’ye baskı yapmadıklarını iddia etti.
RTÜK Başkanı Akman’ın iddiaları üzerine Pana Film’den bir açıklama geldi. Açıklama şöyle: RTÜK Başkanı Zahid Akman, CNNTürk’te katıldığı canlı yayında Kurtlar Vadisi Terör’ü üst kurulun yasaklamadığını, sansür iddialarının gerçek dışı Yazının devamını oku »





“Irkçı Yayını Durdurmak Sansür Değildir”

19 02 2007

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Sevilay Çelenk, dün akşam (15 Şubat) yaypımcı firma Panafilm’in gelen tepkiler üzerine yayınlanmasından vazgeçtiği Kurtlar Vadisi dizisini değerlendirirken, “Programlar arasında ayrım filan yapmaya da gerek yok. Kurtlar Vadisi Terör’e razı değilim. ‘Kan Uykusu’ belgeseline ya da haberlerdeki şiddet içeriğine hiç razı değilim. Birinden birini seçmemi öneren açıklamaları anlamakta güçlük çekiyorum” diyor.
CENDERE
Kurtlar Vadisi gibi yapımların ayırt edici özelliği ne? Şiddet övgüsü, suçu övme, nefret beyanı (hate speech), ırkçılık, ayrımcılık gibi özelliklerden söz edebilir miyiz?Esas olarak ayırt edici bir özellik tanımlamak gerektiğini düşünmüyorum. Eğer “Haberden belgesele kadar bütün televizyon programlarında şiddet var, neden yalnızca Kurtlar Vadisi etrafında kıyamet kopuyor” anlamında soruyorsanız, şöyle cevap verebilirim: Televizyon draması gibi kurmaca programlar daha yüksek bir izleyici bağlılığı yaratıyor. Nitekim dizinin izlenme oranları da bunu gösteriyor.Haber gibi, belgesel gibi programların bu izlenme oranlarına ulaşmaları mümkün değil. Her yaş grubundan izleyiciye hitap eden bu dizileri, ideolojik çerçevelerini -ki bu hukuk dışı bir “adalet arayışı” üzerine temelleniyor sıklıkla- yaygınlaştırmak yeteneği bakımından çok daha sakıncalı buluyorum. Yazının devamını oku »





Burhan Altıntop Panik Atak :)

17 12 2006





“Masum değilim, ama günahkar da değilim”

17 12 2006

Bir yıl olmadı henüz, bir söyleşi yapmıştık Uğur Yücel’le ve belki biraz da nezaketsizce “Uzaktan bakınca mutlu bir adam görmüyor insan sizin durduğunuz yerde” diyerek onu bir keresinde sahnede, perküsyon çalarken izlediğimi anlatmıştım. Olağanüstüydü; uçarı, neşeli, hafif, hatta neredeyse çocuk… “Gerçek olan hanginiz?” sorumu “Perküsyonlar filan çalamıyorum artık, eğlenmeyi unuttum, karanlık bir adam oldum. Hayatımın en mutsuz günlerini yaşıyorum şu günlerde” diye yanıtlamış ve yazıp yönettiği ilk filmi ‘Yazı Tura’nın kamera arkası görüntülerini anlatmıştı: “Şişman bir mahalle çocuğu kurmak istediği oyun için nefes nefese koşturuyor. Ne kadar mutluymuşum o günlerde.”

Derkenar

Yücel’in ikinci filmi bu hafta gösterime girdi ve onunla bu kez, sevinçle top koşturduğu bir dönemden çıkmadan söyleşi yapma fırsatı buldum. Kendisine taze tenin her şeyden değerli sayıldığı, birtakım kelli felli adamların ciddi ciddi kadının yaşı erkeğin yaşından şu kadar eksik olmazsa aşk yürümez hesapları yaptığı ve plastik cerrahinin yeni çağın dini haline geldiği bir dönemde Tophaneli’nin Asuman’a duyduğu aşkı anlatan ‘Hayatımın Kadınısın’ın son derece radikal bir tavrı Yazının devamını oku »





İranlı Borhani’nin Yaptığı Ayıp!

17 12 2006





Zeki Demirkubuz “Altyazı Söyleşi”

11 12 2006

Kader, galasının yapıldığı 43. Altın Portakal Film Festivali’nde çok beğenilmiş ve ‘En İyi Film’ ödülü almıştı. Masumiyet’teki karakterlerin gençliklerinde geçen bir hikâyeyi konu alan film, 17 Kasım’da ayında vizyona girdi. Bu vesileyle filmin yönetmeni Zeki Demirkubuz’la kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik. Dergide sayfa sınırlaması neeniyle bir bölümüne yer verebildiğimiz bu söyleşinin tamamını online olarak sizlere sunuyoruz…

Söyleşi: Nadir Öperli, Fırat Yücel

Daha önceki filmlerinizden sonra basından uzak durur, fazla söyleşi vermezdiniz. Kader’den sonra ise pek çok gazetede söyleşileriniz yayınlandı. Basınla ilişkinizdeki bu tavır değişikliğinin nedeni ne?

Aslında bu Masumiyet’ten sonra başlayan bir şeydi. Başlangıçta, ben iyi niyetle, herkesi arkadaşım gibi gördüğüm için ve “hayır” deme konusunda da zorluk çektiğim için gelen röportaj tekliflerini hep kabul ettim. Sonra bu bende, duygusal açıdan bir rahatsızlık yaratmaya başladı. Birçok insanın benim hakkımda bir şeyler biliyor olması rahatsız etti beni. Bir de tabii zaman zaman söylediklerinizin filmin önüne geçmesi gibi bir şeye de yol açıyor söyleşiler. Sadece benim yaşadığım bir şey değil bu, çevremde de bunu sıkça gözlüyorum. Bugünkü medya sistemi de biraz bunu zorluyor aslında: Yapılan şeyden çok insanları ön plana çıkararak, kahramanlar yaratarak ve yapılan işi bu kahramanlara tabi kılarak sunmak gibi bir gelenek oluştu. Bunu fark ettikten sonra, 1997-1998 gibi basınla ilişkilerimde söylediğiniz gibi ‘mesafe’ gibi görünen bir şey oluştu. Öz olarak da çok değişmedi bu. Yazının devamını oku »





Çakkıdı “Gaffur Show”

11 12 2006





Serdar Turgut’a Kayoko İSOBE cevap verdi…

10 12 2006

9 Kasım tarihinde Akşam Gazetesi’nde yayınlanan Serdar Turgut’un “Sapıklığın Doktorasını Yapıyorum” yazısına Kayoko İsobe, Yeni Harman aracılığıyla cevap verdi. Ama gelin Serdar Turgut ne demişti, bunu bir hatırlayalım;

 

Çocuklara ve bebeklere cinsel taciz patlaması yaşanılan bu ülkede yaşamakta olan o tür kişilerin hayvan ve insan dışında bir başka tür olarak tanımlanması gerektiğini yazıp duruyorum. İnsan olmadıkları kesin, -bunu açıklamak gerekmiyordur umarım- ancak hayvan da değil. Örneğin; sokaklarda yavru köpek arkasında koşturan köpeğe rastlanmaz. Tüm hayvanlar aleminde durum böyledir. Bu yeni Türk tipi. Başka bir tür buna ne ad verileceğini bilim adamları tayin edecek. (İsim verirken dikkat edin de bitki türü olmasın. Bitkiye hakaret etmeyin)Ben bir süredir bebeğe ve çocuğa cinsel tacizde bulunan türün sapık olarak da tanımlanamayacağını yazıp duruyorum. Çünkü ben ‘normal sapıklık’ diye bir kavramın da olabileceğini düşünüyorum. Kabul ediyorum; normal sapıklık bir oximorondur ve ilk başta çelişki içeren bir kavram olarak görülebilir. Normal sapıklık olarak tanımladığım şeyi açıklamak için bilimsel çalıştım. (Araştırmacı gazetecilik huyum kurusun…) En güzel örneği tahmin ettiğim gibi Japonya’dan buldum. Seks insan beyninin kara deliği olabilir. Gizli kalan istekler, Yazının devamını oku »