Cinsel Saldırı Halinde Ne Yapmak Gerek?

5 03 2007

CETAD “Kadının Cinselliği Dosyası”nda, cinsel taciz, saldırı halinde yapılması gerekenleri içeren bir kılavuz yer alıyor. Kılavuzda, “yıkanmayın, tuvalete gitmeyin, saçınızı yıkamayın” tavsiyelerinin yanı sıra, delilleri korumak için de tavsiyeler var.

 Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD), “Kadının Cinselliği Dosyası” içinde, cinsel saldırı ve taciz durumunda yapılması gerekenleri bir kılavuzda topladı.Tavsiyeler arasında, “yıkanmayın, tuvalete gitmeyin, saçınızı taramayın, giysilerinizi değiştirmeyin” yer alıyor.

Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı tarafından hazırlanan tavsiyeler hukuki süreçte de yapılması gerekenleri kapsıyor.

En ağır türü evlilik içi tecavüz ve ensest Yazının devamını oku »





Kadınlara Prezervatif

28 02 2007

Bilim adamları, her yıl yaklaşık iki buçuk milyon insanın ölümüne yol açan AIDS’e karşı yeni bir ‘prezervatif’ geliştiriyorlar. ‘Moleküler prezervatif’ olarak adlandırılan, kadınların kullanacakları jel kıvamındaki tabaka, cinsel ilişki sırasında sıvılaşıyor ve AIDS virüsüne karşı ilaç salgılıyor. 

 

ABD’deki Utah Üniversitesi bilim adamları, kadınları AIDS’ten koruyacak bir prezervatif üzerinde çalışıyorlar. ‘Moleküler prezervatif’ olarak adlandırılan bu sıvı ürün vajinaya sürülüyor, sürüldükten sonra jel kıvamına gelerek vajinal bölgeyi kaplıyor, cinsel ilişki sırasında ise tekrar sıvılaşarak AIDS virüsüne karşı ilaç salgılıyor. ‘Akıllı prezervatif’ olarak da adlandırılan bu ürünle, Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl yaklaşık iki buçuk milyon insanın hayatına mal olan AIDS’in önüne geçilmeye çalışılıyor. Yazının devamını oku »





Kadının Cinsellikten Haz Alması İnsan Hakkı

28 02 2007

CETAD “Kadının Cinselliği Dosyası”nda, cinsel taciz, saldırı halinde yapılması gerekenleri içeren bir kılavuz yer alıyor. Kılavuzda, “yıkanmayın, tuvalete gitmeyin, saçınızı yıkamayın” tavsiyelerinin yanı sıra, delilleri korumak için de tavsiyeler var.

İstanbul Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şahika Yüksel ve Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Cindoğlu tarafından hazırlanan dosyada, kadınların cinsel hayatlarında karşılaştığı sorunlar, toplumsal baskının kadın cinselliği üzerindeki etkileri anlatılıyor. Yazının devamını oku »





Kafayı kazıdı mı yedi mi?

28 02 2007

Aynen şekilde görüldüğü gibi… Yani, dikkati çekmek için her şeyi yapıyor… Nitekim haftasonunda saçlarını kendi bir numaraya vururken (bkz. aşağıdaki fotoğraflar), sonrasında Marilyn Monroe tarzı perukla görüntülenirken ve de hastaneye gidip “Bana yardım” edin diye avazı çıktığı kadar bağırırken de tek amacı dikkat çekmekti (Yaptı da… Gündemin bir numaralı maddesi oldu)… İşte o görüntüler:

Yazının devamını oku »





Rapunzel “Erdil YAŞAROĞLU”

18 12 2006





İslamî feminizm: Adı var kendi yok

17 12 2006

 Türkiye’de kadınlar üzerine düşünen, konuşan ve yazan dindar kadınların çoğu ‘feminist’ olarak tanımlanmak istemiyor. Ancak onlar için daha da ürkütücü olan kavram İslamî feminizm. Nazife Şişman bu terkibin ‘stratejik bir boyutu’ olduğunu düşünürken, Yıldız Ramazanoğlu, Türkiye’de bu tanıma uyan bir dindar kadının olmadığını savunuyor.

Şu satırların yazarı, içinde bolca ‘feminizm’ geçecek yazıyı kaleme alırken çok endişeli; “Üzerime bir daha çıkmamacasına bir feminist etiketi yapışır kalırmış bir de… Kara gecelerdeki kara kâbuslardan beter…” Feminizm, erkek düşmanlığı, sapkınlık, cadalozluk, evde kalmışlık, hatta çirkinlikle aynı anlama gelirken yersiz bir kaygıya kapıldığımızı kim söyleyebilir? Bugün, kendisini ‘dindar’ olarak tanımlayan çoğu başörtülü okumuş-yazmış kadın, ‘feminizm’ kelimesine aynı ürkeklikle yaklaşıyor. Kimi, çektikçe uzayan bu ‘kara sakız’dan kurtulmaya çalışırken yorgun düşüyor, kimi de kelimenin bir cezalandırma yöntemi olarak kullanılmasına meydan okuyor; “Feministim kardeşim, var mı bir diyeceğiniz!” Yazının devamını oku »





Zorunlu sevişme günleri…

17 12 2006

Derkenar Dilek ÖNDER

Bu da, “Geleneksel Sevisme Günleri” gibi oldu.
Düsündüm de, aslinda ayni anlama da geliyor.
Ha geleneksel ha zorunlu… Iki halde de seviseceksin ya, ona bak…
Bu söylediklerim evliler için geçerli tabii… YanlIs anlasIlmasın.
Evet, evlilerin zorunlu sevisme günleri vardır.
Olmazsa olmaz yani…
Hiç sevişmesen, o günlerde mecbursundur. Mecbur oldugunu bildigin için de bu bir süre sonra sıkıntı yaratmaya başlar.
Eve misafir çagırmak gibi… Yazının devamını oku »





Azgın Teke Sendromunu Kazasız Belasız Atlatma Yöntemleri

17 12 2006

-Boş Vakit Geçirtirgeci-

Günler günleri, aylar ayları, aylarda bir heves yılları kovaladı. Siz Menopozu alnınızın akıyla savuşturmaktasınız, bol bol içtiğiniz sütler ile Osteoporoz’da da göz yaşartıcı başarılara imza atmaktasınız; ancak kocanız Çılgın Teke Senromunun pençesine düştü düşecek!… Oysa kadınlar hiçbir zaafı gerçekten kınamaz. Önemli olan ele güne rezil olmadan bu dönemi atlatabilmek.

Yazının devamını oku »





Türk erkekleri kadınlara hediye almayı bilmiyor.

15 12 2006

 Banu 

Geçen hafta Visa’nın elde ettiği araştırma sonuçlarından bahsetmiştim. Bu hafta elimizde Deloitte’in 14 ülkede, 10 bin kişiyle yaptığı araştırmanın sonuçları var.
Deloitte, denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetleri veren bir kuruluş. Hizmet alanını listelerken bile aklım karıştı, içim sıkıldı. Hemen alışverişle ilgili bölüme geri dönüyorum.
Araştırma aralarında Belçika, Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya, Portekiz, İspanya, Yunanistan, Rusya, Güney Afrika ve Türkiye’nin bulunduğu ülkelerde yapılmış.

Yazının devamını oku »





Sevgiyle zeka yükseltilebilir

15 12 2006

 

Her çocuk dünyaya belli bir zeka kapasitesiyle geliyor. Motive eden, hareketli, canlı, etkileşimi zengin ortamlar, zekayı tam kapasiteye çıkarıyor. Olumsuz hitap ve sözler ise kapasiteyi düşürüyor.

Kuzenlerimden birinin canı uzun zamandır fena halde sıkkın… Oğluyla arasındaki uçurum giderek açılıyor ve o ipin ucunu artık yakalayamayacağına inanıyor. Belki de sorunu çözümsüz görmesi onu daha fazla bunaltıyor.
Sorunun kaynağı yıllar öncesine dayanıyor. Kuzenimin ilk çocuğu diğer çocuklardan daha farklıydı. 3-4 yaşına geldiğinde yaşıtlarının yaptıklarını yapamayan oğlunun durumunu kabullenemedi. En yakınlarının uzman yardım önerilerine, Yazının devamını oku »