Kurtlar Vadisi-Terör dizisinden en çok rahatsız olan kuşkusuz ABD. RTÜK Başkanı Akman’ın diziyi yayınlayan Show TV’yi kapatmakla tehdit ettiği ortaya çıktıktan sonra şimdi şunu sormak gerek: Bir zamanların “tekke” hassasiyetli Zahid Akman’ı, ABD aleyhtarı diziyi yasaklarken yalan söylemeyi caiz mi görüyor?
Kurtlar Vadisi-Terör dizisinin şiddet içerdiği için yayından kaldırılması gerektiğine dair lobilerce yürütülen kampanya sonuca ulaştı. Diziyi yayınlayacak olan Show TV kapılarını Kurtlar Vadisi-Terör dizisine kapattı. Gelişme sonrasında yapılan ilk yorumlarda, televizyon kanalının RTÜK’e yapılan yoğun şikayet üzerine diziyi kaldırdığı söylenirken, dizinin yapımcısı Pana, RTÜK’ten baskı ve tehdit geldiğini, kanal eğer diziyi yayınlarsa önce kapatma, sonra da yayın hakkının elinden alınması cezasıyla tehdit edildiklerini açıkladı.
RTÜK Başkanı Zahid Akman ise dizinin yayından kaldırılmasına yönelik Show TV’ye baskı yapmadıklarını iddia etti.
RTÜK Başkanı Akman’ın iddiaları üzerine Pana Film’den bir açıklama geldi. Açıklama şöyle: RTÜK Başkanı Zahid Akman, CNNTürk’te katıldığı canlı yayında Kurtlar Vadisi Terör’ü üst kurulun yasaklamadığını, sansür iddialarının gerçek dışı olduğunu öne sürdü. Zahid Akman, insanların gözünün içine baka baka yalan söyledi. Gerçekler ise şu: RTÜK heyeti, oybirliği ile, dizinin birinci bölümünde yasalara aykırı bir durum olmamasına rağmen, dizinin devamının yayımlanması halinde sözlü ve yazılı uyarı olmaksızın kanala bir ay kapatma cezası verileceğini ve akabinde kanalın yayın iznini iptal edeceklerini ifade etmişlerdir. RTÜK Başkanı, bu toplantıda kendisine gelen şikayet mesajlarını delil olarak sunarken, dizinin varlığı ile ilgili olumlu mesajları “154 bin şuursuz kişi olabilir” diye değerlendirmiş, canlı yayında ise kendi cümlesini çarpıtarak “kanala da şikayet mesajları geliyormuş” ifadesini kullanmıştır.
Gerçeklerin ortaya çıkarılması için toplantı tutanaklarının açıklanmasını talep ediyoruz. Devletimizin bir kurumunun başındaki yetkilinin bu şekilde gerçek dışı beyanat vermesini esefle kınıyoruz. Sansürcü ve şantajcı zihniyetin ruh hali olarak görüyor, gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkacağına inandığımızı ifade ediyoruz.
Bu arada eski RTÜK Başkanı Nuri Kayış, dizinin baskıyla yayından kaldırılmasına yönelik şok iddialarda bulundu. Bazı rakip TV kanallarının reyting alan dizileri kaldırtmak için lobi yaptığını, hatta milletvekillerini kullandığını söyleyen Kayış, “Kurtlar Vadisi’ni kurtlar sofrasında yendiler” dedi. Kayış, “Bazı milletvekilleri, parti yetkilileri bizi ararlardı. Popüler her dizi için diğer kanallar onları harekete geçirtiyor. Onlar da, konumlarını kullanarak baskı yapmaya çalışırlardı” diye konuştu.
Fakat görünen o ki, Kurtlar Vadisi-Terör dizisinin yayınlanmasının engellenme biçimi ticari bir sorun olmaktan çok siyasi arkaplanı olan bir durum. Bu yönüyle de Türkiye’de bir ilk oluyor.
Dizinin Dışişleri Bakanı Gül seviyesinde tepki alması konunun uluslararası boyutuna da işaret edebilir. Hatırlanacağı gibi Gül bu çerçevedeki açıklamalarını Washington’da yapmıştı.
Kurtlar Vadisi-Terör dizisinin daha önce Kurtlar Vadisi-Irak filminde ortaya çıkan ABD aleyhtarlığı ve Türkiye’deki Amerikan lobilerine yönelik tepki üzerinden yoluna devam edileceğinin anlaşıldığı günlerde dizinin yayınının engellenmesi tesadüf olmasa gerek.
1996’da Susurluk’ta ortaya çıkan “derin devlet” tartışması bazı güçler tarafından STK’lar eliyle sokaklara taşırıldıktan bir süre sonra gelen 28 Şubat askeri-renkli darbesi nedense bu “bir dakika karanlık” kampanyasının aniden sona ermesini sağlamıştı.
Putin’in, “başka ülkeler adına faaliyet gösteren STK’larla demokrasi olmaz” sözü Türkiye’de olan biteni anlamamızı sağlayabilir.
Kenan ÇAMURCU
Son Yorumlar